3 Kasım 2018 Cumartesi

AY'IN İKİYE BÖLÜNME MUCİZESİ



AY'IN İKİYE BÖLÜNME MUCİZESİ

Peygamber Efendimizin [sav] Şakk-ı Kamer Mü'cizesini Bilmeyen Varmıdır Acaba.
İşte Bu Şakk-ı Kamer Yani Allah'ın İzniyle Peygamber Efenidimizin[sav] Ayı Yarma Mü'cizesidir. Ve de Nasa'nın Order Uydusundan Alınmıştır.

Peygamber'in bu büyük hissî mucizesi de Kur'ân'la sabittir: 
'Kıyamet saat(i) yaklaştı, ay (ikiye) bölündü (yarıldı)."
(Kamer Suresi,1.Ayet)

'Onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: 'Süregelen bir sihir' derler. 
(Kamer Suresi,2.Ayet)

Abdullah İbni Mesud (ra) rivayet ediyor: Rasûlullah zamanında ay iki parçaya ayrıldı.
Bazı sahih hadislerde nakledildiğine göre; müşriklerden bir grup, bir mucize olarak, ayın iki kısma ayrılmasını, Hz. Muhammed (sav)'den istediler. Hz. Muhammed (sav) de, Rabbine yönelerek niyazda bulundu. Ay, Allah'ın kudret ve izniyle derhal ikiye ayrıldı; bir kısmı Hira dağı üzerinde, diğer kısmı ise, aşağıda ve tam karşısında görüldü.

İmam İbni Kesir, Tefsiru’l-Kur’ani’l-Azim adlı meşhur tefsir kitabında konu hakkındaki rivayetleri tek ravileri ile tek tek verirken şu ifadeyi kullanmıştır.

“Allah Teala: “Ve Ay yarıldı” buyurur ki, sahih isnatlarla ve mütevatir hadislerle sabit olduğu üzere bu, Resulü Ekrem (sav) zamanında vuku bulmuştur.

Öncelikle İmam Buhari’nin sahihindeki rivayetlere bakalım.

Müşriklerin Peygamberden bir ayet (Mucize) istemeleri ve O’nun da kendilerine ayın ikiye bölünmesini göstermesi babı (Sahih-i Buhari, Kitabu’l-Menakıb, 137-138-139)

Sadaka bin Fadl – İbni Uyeyne – İbni Ebi Naciyh – Mücahid – Ebi Ma’mer
Ravi: Abdullah İbni Mesud (ra)
Resülullah (sav) zamanında ay iki yarıya bölündüğünde Rasülullah (sav) “Şahit olunuz” buyurdu, demiştir.

Abdillah bin Muhammed – Yunus bin Muhammed – Şeyban – Katade
Ravi: Enes Bin Malik (ra)
Mekke ehli Resülullah (sav)’tan, bir ayet (yani bir mucize) getirmesini istediler, O da kendilerine ayın ikiye bölünmesini gösterdi., diye tahdis etmiştir.

Halef bin Halid Kureşy- Bekr bin Mudar – Ca’fer bin Rebia’ – İ’rak bin Malik – Ubeydillah bin Abdillah bin Utbe bin Mes’ud
Ravi: Abdullah ibni Abbas
Peygamber zamanında ay ikiye bölündü.

Ayın ikiye bölünmesi babı (Sahih-i Buhari, Kitabu Menakıbi’l-Ensar, 88-89-90-91)

Abdillah bin Abdilvahhab – Bişr bin Mufaddal – Said bin Ebu Arube – Katade
Ravi: Enes Bin Malik (ra)
Mekke ahalisi Resülullah (sav)’tan kendilerine bir ayet göstermesini istediler. O da onlara Ay’ı ikiye bölük gösterdi, hatta Mekkeliler Hira Dağı’nı o iki bölük arasında gördüler.

A’bdan – Ebi Hazma – el A’meş - İbrahim – Ebi Ma’mer
Ravi: Abdullah İbni Mesud (ra)
Biz Mina’da Peygamber (sav)’in beraberinde iken Ay ikiye bölündü de Peygamber (sav) “Şahid olunuz” buyurdu. Ve Ay’dan bir parça Hira Dağı tarafına gitti.

Osman bin Salih - Bekr bin Mudar – Ca’fer bin Rebia’ – İ’rak bin Malik – Ubeydillah bin Abdillah bin Utbe bin Mes’ud
Ravi: Abdullah ibni Abbas
Peygamber zamanında ay ikiye bölündü.

Ömer bin Hafs – Babası – el A’meş – İbrahim – Ebi Ma’mer
Ravi: Abdullah İbni Mesud (ra)
“Ay Mekke’de ikiye bölündü.”

“Saat yaklaştı, Ay yarıldı. Onlar bir mucize görür iseler yüz çevirirler babı (Sahih-i Buhari, Kitabu’t-Tefsir, 385-386-387-388-389)

Müsedded – Yahya – Şuğbe ve Süfyan – el A’meş – İbrahim – Ebi Ma’mer
Ravi: Abdullah İbni Mesud (ra)
Rasulullah (sav) zamanında Ay iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın üstünde, bir parçası da önünde idi. Bunun üzerine Resulü Ekrem (sav) “Şahid olun” buyurdu.

Aliyyü bin Abdillah – Süfyan – İbni Ebi Neciyh – Mücahid – Ebi Ma’mer
Ravi: Abdullah İbni Mesud (ra)
Biz Mina’da Peygamber (sav)’in beraberinde iken Ay ikiye bölündü de Peygamber (sav) “Şahid olun, şahid olun” buyurdu.

Yahya bin Bukeyr – Bekr – Ca’fer – İ’rak bin Malik – Ubeydillah bin Abdillah bin Utbe bin Mes’ud
Ravi: Abdullah ibni Abbas
Peygamber zamanında ay ikiye bölündü.

Abdillah bin Muhammed – Yunus bin Muhammed – Şeyban – Katade
Ravi: Enes bin Malik
Mekke ahalisi Peygamberden kendilerine bir mucize göstermesini istediler. Peygamber de onlara Ay’ın ayrılmasını gösterdi, demiştir.

Müsedded – Yahya – Şuğbe – Katade
Ravi: Enes bin Malik
Ay iki parçaya ayrıldı, demiştir.

Benzer hadisler İmam Müslim tarafından rivayet edilmiştir. Ravi zincirlerinde farklı ve aynı raviler olmak üzere, benzer lafızlarla rivayet edilmiştir. (Bizzat inceledim)

Sahihi Müslim, Kitabu Sıfati’l kıyame ve’l-Cenne ve’n-Nar, Ayın Yarılması Babı,
43 (2800) - 44 – 45 – (2081) – 46 (2082) – 47 – 48 (2083)

Mahmud bin Guylan – Ebu Davud – Şu’be – el A’meş – An Mücahid
Ravi: Abdullah ibni Ömer
“Ay Rasullullah (sav)’ın zamanında ikiye bölündü ve Rasullullah (sav) “Şahid olunuz” buyurdu.

Bu babda İbni Mes’ud, Enes ve Cübeyr bin Mut’im (r.anhüm)’den hadis rivayet edilmiştir.
Bu hadis hasen sahihtir. (Sünen-i Tirmizi-Bab 18: Ayın ikiye bölünmesi, 18 (2273))

Bu hadisleri ayrıca Ebu Davud ve Ahmed bin Hanbel de kitaplarına almışlardır. Şimdilik bu kadarı ile yetiniyorum.

Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur. Hadisler her ne kadar Haberi Ahad (sahih olduğu halde her dönemde birer kişiden nakledilmiş, mütevatir olmayan) olsalar da Meşhur derecesine ulaşmışlardır. Yukarıda da naklettiğim gibi Hafız İbni Kesir "Mütevatir" demiştir.

21 Aralık 2017 Perşembe

Tatlı Suyla Tuzlu Suyun Karışmadığı Yer



Kuran-ı Kerim’in Büyük Mucizesi:Tatlı Suyla Tuzlu Suyun Karışmadığı Yer

(Kuran’dan Basra Körfezine Dair Mucizevî Coğrafi İşaretler)
25:53 - Birinin suyu tatlı, birinin suyu tuzlu iki denizi salıveren, buna rağmen ikisinin arasına karışmalarını önleyici bir engel koyan O (Allah)tır.

25:53 - Ve huwellezi meracel BAHREYNi haza azbun FURATun we haza milhun ucacun we ceale beynehuma BERZEHen ve hicran mahcura.

Yukarıdaki ayette, sure ve ayet numaralarından başlayarak, ayetin içerdiği bazı kelimelerin ve de ayetin ifade ettiği temel yargının verdiği ipuçlarının bizi tek bir coğrafi bölgeye yönlendirdiğini görürüz:

Basra ( İran) Körfezi

Basra Körfezi'nin (diğer adıyla İran Körfezi) uzunluğu 800 km kadardır. 80 km enindeki girişi, Kızıl Deniz'inki gibi, nispeten dardır ve adalarla doludur. Arabistan tarafında körfez yumuşak bir şekilde sığ sahillere dönüşür. “Birçok yerde denizin içinden tatlı su çıkar.” Mercan kayalıkları ve kum setleri giriş çıkışı tehlikeli yapsa da, gemicilerin kullanabileceği küçük koylar vardır. İran tarafındaki kıyı düzlükleri ise dardır, büyük ölçüde susuz ve kesintilidir.

www.geocities.com/ystezel/articles/mezopotamya/bolum2.html

(Tefhimü-l Kuran’dan/Furkan Suresi 53. ayet ve tefsiri)
İki denizi (birbirine) salıp katan O'dur; bu, tatlı, susuzluğu giderici, bu da tuzlu ve acıdır. İkisinin arasında (birbirlerine karışmalarını önleyen) bir engel (berzah) ve aşılmayan bir sınır koymuştur.

Bu olgu, denizde ve karada pek çok yerde görülmektedir, yani tatlı suyla acı su yan yana bulunmaktadır. Türk amirali Seydi Ali Reis, "Meratü'l-Memalik" adlı eserinde (16. yüzyıl), İran Körfezi'nde, denizin acı sularının altında tatlı su kaynaklarının bulunduğunu ve donanması için bunlardan faydalandığını yazar. Amerikan Petrol Şirketi de içme suyu için Zahran (haritada Dhahran adıyla geçer) yakınında kuyular kazmadan önce İran Körfezi'ndeki aynı kaynaklardan su almıştı. Bahreyn yakınında da, deniz yatağında halkın son zamanlara kadar su aldığı tatlı su kaynakları vardı.

http://www.kuranmeali.com/tefsir.asp?sureno=25&ayet=53

İlk olarak ayetin numarası olan 25:53 değerini enlem-boylam koordinatlarına uyarladığımızda 25.Kuzey enlemi ile 53. Doğu boylamının kesişim noktası Basra Körfezi’nin Arabistan Yarımadası tarafına isabet etmektedir. İki rakamda doğal olarak pozitif rakamları ifade ettiği için koordinat düzlemini haritaya uyarladığımızda 25. kuzey enlemi ve 53. doğu boylamı olarak karşımıza çıkar. Ayetin anlamı incelendiğinde, tatlı suyun deniz dibinden çıkarak tuzlu suyla karışmadan su yüzeyine kadar çıktığı bilgisi karşımıza çıkmaktadır. Basra Körfezi’nde bu şekilde tatlı suyun ve tuzlu suyla karışmadan yüzeye kadar çıktığı bölgeler bol miktarda mevcuttur. Daha da önemlisi bu tür bölgeler 25:53 koordinatlarının isabet ettiği Arabistan Yarımadası kıyılarında toplanmıştır. Peki neden Basra Körfezi’nden geçen herhangi bir enlemi değil de ayetin sure numarası olan 25’i ve dolayısıyla 25.enlemi esas alıyoruz? Çünkü sadece bu enlem Basra Körfezi’nden geçtiği her noktada tatlı suyla tuzlu karışmaması olayının olduğu Arabistan Yarımadası kıyılarına daha yakındır. 53. boylam ise Arabistan tarafında ve sığ olan ve aynı zamanda 25.enlemin geçtiği bölgenin tam orta kısımlarına denk gelmektedir. Bu bölge de denizin derinliğinin az, yani sığ olması deniz tabanından çıkan tatlı suyun mümkün olduğunca tuzlu suyla karışmadan yüzeye çıkmasını sağlamaktadır.
İkinci çok önemli bir özellik ise ayette geçen özellikle BAHREYN ve FURAT kelimeleri ile ilgilidir.BAHREYN , tamamı Basra (İran) Körfezi içinde kalan tek ada devletidir.

Ayette geçen “furat” kelimesi hem tatlı su, hem de özel isim olarak Fırat Nehri anlamına gelmektedir.Fırat Nehri suları Basra körfezine dökülen en uzun nehirdir.

BERZAH kelimesi ise Arapça kökenli bir söz olup, coğrafyada bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, kıstak anlamına gelmektedir.

Kıstak kelimesi ise bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası, berzah, “ DİL” anlamlarını içermektedir.
Basra Körfezi haritaları incelendiğinde en dikkat çekici ve karakteristik şeklin, dar bir kıstak ile anakaraya bağlanan dil şeklindeki Katar Yarımadası olduğu hemen fark edilebilir. Ayette geçen “berzah” kelimesinin coğrafi terim olarak içeriği ele alındığında, bir yarımadanın olması ve bu yarımadayı karaya bağlayan iki yanı suyla çevrili dar bir geçidin, yani kıstağın bulunması gerekiyor.

İşte, Katar (Qatar) Yarımadası BERZAH tanımının özelliklerine göre Basra Körfezi için çok belirgin bir şekil oluşturuyor. Tatlı ve tuzlu suyun karışmadığı bölgelerin önemli miktarda bulunduğu deniz olan Basra Körfezinde BAHREYN ve FURAT (FIRAT) ile birlikte üçüncü bir ayırıcı özellik olarak kendisini gösteriyor.